Jess Lee Soffer ile aralarında aralarında hiçbir ooyuncu etkileşimi olmayan ,birbirlerini oyunculukta yukarı çekemeyen donuk non frost robotik Tracy Spiridakos Sophia Bush'ın yerini doldur(a)mamış, bunun yerine dizide tamamen farklı bir ."Erin'in ayakkabılarını giymeye çalışmak yerine, kendi yolunu çizmeyi" tercih etmiştir. Erin Lindsay sokaklardan gelen, suç dünyasının ve travmaların doğrudan içine doğmuş bir karakterdi. Haley ise Kuralcı, kriminoloji eğitimi almış, kurallara bağlı bir dedektif. Erin üzerinde Voight un baba kız ilişkisine dayanan duygusal manipülasyonu ve ağırlığı çok yüksekti .Duygusal patlamalar, eski bağımlılıklar ve annesinin yarattığı krizler Erin Lindsay'i "açık yara" gibi yaptı. Sokak kültüründen geliyor ve dizinin duygusal ana damarıydı.Hailey Upton ise çok "soğuk", "mesafeli" ve "robotikti" Erin Lindsey annesi kadar Voiight in de etkisinden kurtulmalıydı. Erin Lindsay'in hayatındaki en büyük trajedi, bir bağımlılıktan (annesi Bunny ve uyuşturucu) kurtulmaya çalışırken, aslında farkında olmadan başka bir bağımlılığın (Hank Voight ve onun manipülatif korumacılığı) içine düşmüş olmasıydı.Senaristler bunu bir "baba-kız sevgisi" gibi ambalajlayıp seyirciye sunsalar da, dikkatli bakıldığında Voight'un Erin üzerindeki etkisi en az Bunny kadar toksik ve prangalarla doluydu. Voight’un "Kurtarıcı" Maskeli Duygusal Esareti Vardı. Voight, Erin'i 14 yaşında sokaklardan alıp ona bir ev, eğitim ve kariyer verdi. Ancak bu iyilik, ömür boyu ödenmesi gereken ağır bir "sadakat borcuna" dönüştü. Duygusal Manipülasyon yapan Voight, Erin ne zaman kendi kanatlarıyla uçmaya çalışsa ya da onun sınırlarını aşan ahlaki bir ikileme düşse, ona her zaman "Seni sokaklardan ben kurtardım, bana güvenmek zorundasın" alt metnini hissettirdi. Erin, Voight'un gözündeki "iyi kız" imajını kaybetmemek için kendi doğrularından sürekli ödün verdi. Voight, kendi adalet anlayışı uğruna kuralları çiğnerken, Erin'i de bu karanlık girdabın içine çekti. Voight, Erin'in Jay ile sağlıklı,…